17 Şubat 2020 Pazartesi

Günlük No: 14




Bir sene daha geçti. Şükür.

Seni koruyan Allah'a inanmak öyle güzel ki!..




13 Ağustos 2019 Salı

Günlük No: 13










AY, sadece yalnız kalplerin değil;
uzak düşmüş fakat her daim birbirinin ömrü ve hayrı için 
tüm kalbiyle duâ eden dostların da -ve bağlacıdır.



Bazılarınız, bu duâya şahitlik eden bir değil; tam iki bayrağın 
(tebdîl-i kıyâfet konusundaki umursamazlıktan yâdigâr)
o sırada aynı gönderde dalgalandığına dair rivâyetler duymuş olabilir. 
Rivâyete değilse de gözüme itimat edebilirsiniz.







17 Şubat 2019 Pazar

Günlük No: 12


'Tanış'tık. Ben diyeyim dört gün, siz deyin dört asır; üstünden hayli vakit geçti.
Sonra bir gün, siyah-beyaz bir kalabalığın içerisinde denk geldim ona. Elbette tanımadı beni.
Ama ben...


Yarı gururlu, yarı utangaç tebessümünü tereddüt etmeden seçebilmiş olmama hayret ettim evvela.
Çok değil birkaç dakika sonra içimi huzurla karışık bir mutluluk kapladı. Yeni bir şey öğrenmenin mutluluğu ve bazı şeylerin hiç değişmediğini görmenin huzuru. Başkasından dinleyerek tanımanın, görerek bilmekten daha kuvvetli olduğunu anladım o gün. Ve şükrettim. İyi ki büyütüyorsun beni soldan ikinci çocuk. Senin sayende öğreniyorum ben de kendimi.

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Günlük No: 11





bkz. duruşuna kurban 


Gökyüzü, sabah yataktan kalktığı gibi pek bi dağınık çıktı karşıma az evvel. Fakat gördüğüm kadarıyla, saçını sağdan sola atıp kendince muntazam bir iv icat etmeyi de ihmal etmemiş hani. Tabii, ne de olsa bugün mühim bir gün. Sadece ben değil, herkes ve her şey kendine çeki düzen verecekti elbet; niye şaşırdıysam! Neyse, şimdi hazırlanmam lâzım. Daha kızlarla buluşup anıtın karşısına geçerek İstiklâl Marşı okuyacağız. Sonra yine yazarım. 


O değil de "Tek tip giyinin. Yüksek bel ve vatkalı omuz yasak" denilmişti ama inşallah unutmamışlardır. Kontrol etsem mi acaba? Offf... Bıktım bu kızlardan, vallahi bıktım! Evet, hepsinden! : )







13 Ağustos 2016 Cumartesi

Günlük No: 10





Mâhirâne bir fetihte başrol, kayıtsız şartsız üst geçitlerindir. 
Bunu öğreneli neredeyse dört asır oldu. 




Yine de tüm kalbimle inandığım ve şükrettiğim şey; 

(bugünlerde imkânlar kısıtlı olsa da)
şehri belli bir noktadan izlemenin,
sevdiğim birine konuşmakla aynı şey olduğudur.